14 Aralık 2012 Cuma

CANTONA



     Mükemmel olmuş.Yüksek çözünürlüğü bulunup odaya asılacak cinsten.

2 Aralık 2012 Pazar

Menemen !



 Orduspor galibiyeti sonrası oyuncularımızın menemen keyfi.Fernandes'siz ligin en zor deplasmanlarından birinden 3 puanla döndünüz ya helal olsun size.Sezon başında size giydirenlere,laf edenlere hepsine kapak olsun,afiyet bal şeker olsun.

30 Kasım 2012 Cuma

Euroleague'de Sahne Kartal'ın


 Euroleagu'te top 16 yı garantileyerek  hepimizi sevindiren takımımızın bu akşam ki konuğu Avrupa devi Barcelona.İlk kez katıldığımız Euroleague'de başarılı kabul edilecek bir performansla grupların tamamlanmasına 3 maç kala top 16 yı garantilememiz çok önemliydi ve bunu başardık.

 Gruptan çıkma stresinden uzak iki takımı karşı karşıya getirecek bir maç olması, sonucu tahmin edilmesi zor bir maç ortaya çıkarıyor.Her nekadar iki takımda çıkma stresinden uzak olsada maçın gidişatını ve sonucunu etkileyecek önemli değişkenler de yok değil.

 Euroleague'de 7 maçta yenilgisiz devam eden ve şampiyonluk için favorilerden gösterilen Barcelona kendisine göre nispeten kalite farkı olan takımımız karşısında serisini bozmak istemeyecektir fakat diğer yandan en önemli oyuncularından Navarro'yu getirmemeleri de soru işareti oluşturuyor.

 Bizim cephemizden baktığımızda ise EL'e ilk kez katılan ve maddi zorluklarla boğuşan takımımız aldığı başarılarla hepimizin göğsünü kabartmış durumda.EL grup maçlarında salonu istenen düzeyde doldurmayıp takıma ayıp etmişti taraftarımız fakat bu maçta durum umarım değişecektir.Ortada çıkan bu maçla ilgili desibel rekoru denemesi de yapılacağı haberide var.Taraftarımızın bu maça göstereceği ilgi takımımızı önemli derecede etkileyecektir.

 Sonuç olarak takımımız gruptan çıkmayı garantilesede bu maça sonuna kadar asılacaktır.Top 16 da gelecek zorlu takımlar öncesi kendimizi test etmek açasından çok değerli bir maç.Kazanmamız durumunda elde edeceğimiz prestij ve oyuncularımızın kendine duyacağı güven çok çok değerli.

 Şahsi düşünceme göre takımımız bu maçta göstereceği performansla hepimizi mutlu edip,Beşiktaş ismine layık olacaktır.İddaa'da ise takımımız lehine verilen 8.5 handikap ın ise aşılmayacağını,yenilsek bile handikap içinde kalacağımızı düşünüyorum.

25 Kasım 2012 Pazar

Tatar Beyi Hiddink




 Anzhi tribünlerinin Guus Hiddink ve takımın yıldızlarını tatarlar şeklinde resmettiği ve tribünde açtığı koreografi.

24 Kasım 2012 Cumartesi

Adamsınız Adam !


 Son haftalarda ki muhteşem performansımızı,takım olmamızı bir kenara bırakıyorum bu yazıda.Bu yazının konusu dün akşam ki galibiyet değil.Galibiyetten daha değerli ve önemli olan takım olmayı başarmamız.

 Sahalardan uzak olan,ihtiyaç duyduğumuz anda takımda olamayacak olan İsmail Köybaşı'yı unutmayan oyuncularımızı tek tek tebrik ediyorum.Dün akşam kaybetsek bile şu görüntüyü verdik ve samimi duygularla arkadaşlarına selam gönderdiler ya helal olsun.Bu takım olmuş beyler.

21 Kasım 2012 Çarşamba

Kıroyum Amma Para Bende




 Fotoğraflar Suudi Arabistan'dan.Para babaları kurulmuşlar klimalı tribünlere bazıları da çıkmışlar Bmw'lerin üzerine.Para çok olunca ne yapacağını şaşırıyor insan.

20 Kasım 2012 Salı

İsmail'e Hasta Ziyareti


 Takımımızın gençleri bu yılın yükselen isimlerin İbrahim Toraman'ın arkasına takılmışlar ve gitmişler İsmail'i ziyarete.Bilindiği gibi İsmail'in sezonu kapattığı haberi hepimizi üzmüştü.Oyuncularımız da takım olmanın getirdiği sorumluluklardan birini yerine getirip hasta ziyaretini eksik etmemişler çok iyi yapmışlar çok da güzel yapmışlar.

 İsmail'de sezonu kapattığına göre sol bekte iyice Uğur Boral'a kaldık.Sezon başından beri kanadından yemediğimiz pozisyon ve gol kalmadı birde üstüne Uğur'un gereksiz agresifliği eklenince iyice çekilmez oluyor.Samet Aybaba çok eleştirilmişti fakat yaptığı oyuncu tercihleriyle ve kazandığı oyuncularla bizleri mutlu etmeyi başarmıştı.Hoca sorunun farkına varıp umarım Uğur'un kanadıyla ilgili birşeyler düşünecektir.

19 Kasım 2012 Pazartesi

Almeida Şahlanışı


 Sorunlu Portekiz'li Almeida bu sezon şahlandı.Geldiğinden beri bekleneni karşılayamayıp hepimize saç baş yoldurmuştu.Peki ne oldu da Almeida bu sezon şahlandı ? Sezon başında gitmek için zemin arayan fakat teklif gelmeyince takımda kalmak zorunda kalmıştı.

 Almeida'nın şahlanışını takımdan diğer ağır topların gitmesine bağlıyorum.Kendi de önemli bir isim olmasına rağmen Quaresma ve Simao gibi ışıkların üstüne döndüğü adamların yanında geri planda kalıyordu.Onlar kadar ünlü olup,çılgın paralar kazanan adamlar bazen egolarına yenik düşebiliyorlar ne yazık ki.

 Quaresma ve Simao'nun gölgesinde kalan Almeida onların gidişinden sonra nispeten yıldızsız kalan Beşiktaş'ta eline bakılan adam olunca sorumluluk aldı ve daha fazla çabalamaya başladı.

 Almeida'yı en çok eleştiren ve gönderilsin diyen adamların başında geliyordum fakat Almeida kendini affettiriyor.Almeida'nın bu çabası ve isteği devam ederse Beşiktaş ondan çok fazla fayda görür.Önemli olan Almeida'yı küstürmemek ve değerli olduğunu hissettirmek,bunlar olduğunda sonuç ortada aslında.


(not:Almeida'nın durumu ile ilgili sizinde görüşleriniz,farklı düşüncüleriniz varsa paylaşabilirsiniz.)

13 Kasım 2012 Salı

Aragorn İnönü'de











 Merhaba sevgili dostlar.Çok çok çok çok çok uzun bir aranın ardından tekrardan bu satırlara döndük.Blog hiç olmadığı kadar boş ve ilgisiz kaldı.Sayıları nispeten kısıtlı olan okuyucularımızı da büyük ihtimal kaybettik.Ama bu bir geri dönüş yazısından ziyade kalan okuyucularımıza haber etme yazısıdır.Zira son yazılarımda epey geri döndük diye post attım.

 Son yazımdan bu zamana kadar geçen sürede ev taşıdık hemde aynı şehir değil şehir değiştirdik.Bundan sonra Gololurr ' un merkezi İstanbul değil Eskişehir'de.İnternet bağlantısı problemleri,ev işleri derken aksattığımız bloga geri dönüş tarihi bugündür.Hala ilgilenen varmı bilmem ama Gololurr döndü.

 Postun konusuna gelince ise zaten başlık kendini anlatıyor.Canımız ciğerimiz orta dünyalı Aragorn'umuz - Viggo Mortensen sağlam Beşiktaş'lı olup çıkmış.İstanbul'da yeni bir film çekimi için bulunan Viggo'ya sette hediye edilen Beşiktaş formasıyla başlayan aşk yukarıda gördüğünüz fotoğraflara kadar gitmiş.Viggo oynadığımız son 3 maçta tribünde ki yerini alıp bizden biri olmuş.

 Lord of the Rings'in zaten hastasıydık da yukarıda ki görüntülerden sonra sevgim iki kat arttı adamsın Viggo. (Unutmadan ; Yukarıda ki fotoğraflar Bursaspor maçından)

21 Eylül 2012 Cuma

Kobe:Sadece Türkiye'de Oynarım


 Canımız ciğerimiz,Lakers reisi Kobe Bryant bugünlerde İstanbul'da.Thy'nin reklam yüzü olmasından mütevellit İstanbul'da olan Kobe basın toplantısında reklam kokan hareketlere imza atmış.Tam olarak ; Avrupa'da oynayacağım tek lig Türkiye Basketbol Ligi ' demiş Kobe.

 İlk okuduğumuzda kısa bir gurur anı yaşatıyor bu demeç fakat işin aslı farklı.Bilindiği gibi Kobe İtalya doğumlu ve onu ilk takip etmeye başladığım günlerden beri hemen her fırsatta bir gün mutlaka İtalya'ya dönmek istediğini dile getiriyordu.İtalya'da spora başladığını ve orada bırakmak istediğini dile getirmişti.

 Bir de verdiği demeçlerin birinde oynamak istediğini söylediği Barcelona vardı onuda belirtmeden geçmeyelim.

 Birbirinden zıt daldan dala atlayan bir görüntü çizen sevgili Kobe'miz ya çok ayran gönüllü ya da cebine giren para diline vurduğu için söylenenleri yapıyor.

18 Eylül 2012 Salı

KV Oostende


 Belçika 2.liginde mücadele eden KV Oostende takımı taraftarları.

17 Eylül 2012 Pazartesi

Ado Den Haag - Yaz Kreasyonu



 Ado Den Haag taraftar ürünü satışlarına bambaşka boyutlar getirmiş.Atkı,forma,tost makinesi,kalemlik,şapka falan gördüm de böylesini ilk kez gördüm.

13 Eylül 2012 Perşembe

'Kova' Yaşar


Yaşar Duran'ın bugün Hürriyet'te güzel bir röportajına rastladım.Röportajı Hürriyet'e mi vermiş yoksa başka bir yere vermHürriyet kullanmışmı ayrıntısına bakamadım fakat röportajdan bir kısmı paylaşmak istiyorum.Günümüz şımarık futbolcularının okuyup,biraz bulundukları yere saygı göstermeleri ve durup düşünmeleri gereken bir konu.Aynen olduğu gibi alıyorum ;

 -İmkanlar çok kısıtlıydı değilmi ?

 -Hiç yoktu ki.Hani bir moda var maçlarda herkes birbirinin formasını alır,hatıra olsun diye.İşte biz 80'li yıllarda yabancı takımlarla oynarken yapardık bunu.Ama hatıra olsun diye değil,adamların formaları Adidas pırıl pırıl formalardı.Bizde o zaman dandik kumaştan formalar vardı.Bir kez Kuzey İrlanda  ile oynadık,maç sonrası adamların peşine düştük,forma diye.Herkes şaşırmıştı.



27 Ağustos 2012 Pazartesi

Hentbol Süperlig






 Süperligimiz yine süper hakem hataları ve saçmalıklarla başladı.Yıllardan beridir alıştığımız hakemlerin Fenerbahçe'yi koruma,kollama görevlerine bu sene de Galatasaray eklendi.


 Haktan hukuktan bahsedilen,kirli oyunların aşılmaya çalışıldığı şu ortam da bile bu oyunun bizzat içindekiler bile haksız kazançlar elde etmekten korkmuyor.

 Fenerbahçe-Gaziantepspor maçından sonra Mehmet Topal elle kontrol edip attığı golle ilgili elime çarptığının farkında değildim açıklamasından sonra,dün akşam ki derbide eliyle önüne düşürdüğü topu gol yapması yetmiyormuş gibi takım arkadaşı ahlaktan nasibini almamış Burak Yılmaz'ın penaltı pozisyonuna da yüzde yüz penaltı diyebilen Umut Bulut isimli vatandaşın talihsiz açıklaması geldi.

 Milli takım düzeyinde ülkemizi temsil eden,ay yıldızlı formayı üstünde taşıyan,ülkenin sayılı yerli topçularından ikisi-üçü bile bu yanlışlara düşüp küçük kazançlar peşinde koşarken bizim gidip para uğruna ülkemize gelen yabancılardan hesap sorma hakkımız yoktur.

 Bunca yaptıkları çirkinliğe rağmen milli takım ortamında haksızlık yaptığını bile bile,takım formaları altında rakip milli takımda takım arkadaşı olan oyuncuların yüzlerine nasıl bakacaklar çok merak ediyorum.Çok farklı bir meziyet olmalı.

 Bir oyun uğruna;üstüne geçirdiği formanın yandaşlarına yaranmak,şirin görünmek,bol sıfırlı anlaşmalar yapabilmek adına kişilerin;benliklerinden,haysiyetlerinden ödün verdiklerini görmek çok acı.

19 Ağustos 2012 Pazar

Fenerbahçe Centilmenliği !


 Fenerbahçe sezona bomba gibi girdi.Geçen sezondan bıraktığımız gibi hatta çok daha önce ki sezonlarında oldukları gibi başladılar.

 Yeni bir sezona başlamışız henüz ortada ne puan için kavgalar var,ne takımlar arasında sürtüşmeler var ne de can sıkan bazı olaylar var.Futbolu özledik ağız tadıyla geçtik televizyonun başına fakat Fenerbahçe'de değişen birşey olmamış.

 Her türlü çirkeflik,hakemin üzerine oynama,en ufak kararda hakemin üstüne yürüyüp etki altına almaya çalışma her türlü şey devam ediyor.

 Yalnız Fenerbahçe geçen sezonlarda yaptıklarının da üstüne çıkarak Elazığspor maçında daha da ileri gitti.Elazığspor oyuncusu Bület Ertuğrul kendisine isabet eden toptan sonra yerde yatarken Mehmet Topuz topu dışarı atmak yerine (özellikle yerde yatan adamı gösteren Elazığ'lı oyunculara rağmen!) pozisyona devam etti ve FB golü buldu.

 Bu ligi domine eden,tarihi 100 yılı geçmiş,BÜYÜK statüsünde geçen Fenerbahçe camiasına bu hiç yakışmadı.En ufak olayda neden kimse Fener'i sevmiyor muhabbeti yapan arkadaşlar cevabı merak ediyorlarsa eğer açıp açıp o pozisyonu izlerseler cevabı kendi kendilerine bulacaklardır.

 Şike,havadan kazanılmış maçlar,çantada giden paralar ve türlü pisliklerle kirlenen Fenerbahçe adını temizlemek,doğru işler yapıp bir nebze kendisine yönelen oklardan kurtulmak için çabalamak yerine yaptıklarına yenilerini eklemeyi tercih ediyor.Gerçekten çok başka bir kafa içinde bulundukları bu durum.

 Bu sezon da kavgadan,dövüşten,birbirine laf sokma yarışlarından,kirli 3 puanlardan kurtulamayacağımız daha ilk maçtan belli oldu.Hepimize geçmiş olsun.

2 Ağustos 2012 Perşembe

Futbol Peşinde #1 Es-Es



 Bugün Eskişehirspor Avrupa arenasında çıkacağı en önemli maçlardan birine çıkacak.Şehiş r ve takım tur için umutlu heyecan üst seviyede.

 Bende yıllardır hayalini kurduğum,istediğim şehir veya ülke dışında değişik stadyumlarda takımları yerinde izlemek amacıma ulaşmak için ilk adımımı atmış bulunuyorum.Evet şuanda Eskişehirspor-Marsilya maçı için Eskişehir'e giden otobüsümün internet bağlantısı sayesinde yazıyorum bu satırları.Eskişehir'e varmama tahminime göre 3 saat kalmış durumda şehrin maç öncesi durumunu görmek,maçı yerinde izleyecek olmam beni heyecanlandırıyor.

 Otobüsün büyük bölümü boş olmasına rağmen (15 kişi var) maça giden ben dahil 3 kişi var.Formalarını giyip hazırlıklı şekilde düşmüşler yollara.Gördüğüm bu durum heyecanımın artmasına yol açıyor.Akşama maça olan ilginin yoğun olmasını beklemek sanırım yanlış olmaz.

 Maç öncesi çekebildiğim kadar fotoğraf çekip dönüş yolunda ya da en uygun zamanda blogdan paylaşmaya çalışacağım.Şimdilik benden bu  kadar devamı maç sonrasına.

19 Temmuz 2012 Perşembe

Sahne ES ES'in



 Eskişehirspor taraftarının beklediği gün geldi çattı.37 yıl aradan sonra Atatürk stadında tekrar bir avrupa kupası maçı oynanacak.

 Es-Es,Avrupa Ligi'ne bizim yerimize gitmiş olsada bunda Es-Es'in herhangi bir suçu günahı yok.Bizim yerimize ülkemizi temsil edecekler en güzel şekilde buna inancım tam.

 Bu maçın 37 yıl sonra oynanan bir avrupa maçı olmasının dışında başka anlamlarıda var aslında.

 Anadolu takımlarının yıllardır şikayet ettikleri,İstanbul takımlarının gerisinde kalma,ilgiden yoksun kalma durumunada son vermek için harika bir zaman.Anadolu takımları bu maçlarla; para,ilgi ve en önemlisi Avrupa çapında tanınma şanslarını iyi kullanmaları gerek.

 Maç için çok ayrıntılı teknik analize,tahmine gerek yok Eskişehir maçın ağır basan tarafıdır.Kendi liginde Beşiktaş,Fenerbahçe,Galatasaray gibi devlerle en iyi şekilde mücadele eden bir takım için St.Johnstone FC ölçü değil.Fakat yinede Anadolu takımlarımızın önemli bir hastalığı olan Avrupa tecrübesizliği yüzünden saçma sapan kaybedilen bir sürü de maç hatırlıyoruz.

 Umuyorum ki Eskişehirspor bu akşam 3 büyüklerle sahada kapıştığı gibi oynayıp avantajlı skoru elde edecek.Ülke olarak göğsümüzü kabartırken,kendi adına da hakettiği yerlere gelecek.